Önce birine âşık oluyoruz. Her şey toz pembe görünüyor. Bütün farklılıklar, aşılabilir ufak engeller olarak gözüküyor. Ancak zaman geçip ilişkinin ilk heyecanı azaldığında, başlangıçta göz ardı ettiğimiz bazı özellikler zamanla bizi yıpratmaya başlayabiliyor. Peki gerçekten bir ilişkiye, karşımızdaki kişiyi olduğu gibi kabul ederek mi başlıyoruz; yoksa zamanla değişeceğine inanarak mı?
Zorlayıcı duyguların anlaşılması ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin dengelenmesi, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir süreçtir. İçsel dünyamızı fark etmek; hem kendimize hem de ilişkilerimize daha bütüncül bir yerden bakabilmemize katkı sağlar.
Çalışmalarımda bilişsel davranışçı, çözüm odaklı, kabul ve adanmışlık (ACT) ve sistemik yaklaşımların kuramsal çerçevelerinden yararlanarak içerikler geliştiriyorum. 2024 yılından itibaren EFTA onaylı Sistemik Psikoterapi ve Süpervizyon eğitimine devam etmekteyim.


